top of page


Dijital Rahim: Ekranlar Bizi Besliyor mu, Yoksa Tutsak mı Ediyor?
Ana rahmindeyken bizi besleyen bağ, dünyaya geldiğimizde yerini telefon şarj kablolarına bırakmış gibi görünüyor. Telefon, bilgisayar, tablet… Her ne ise. Bizi beslemek ve hayatta tutmak işlevi olan o bağın, dış dünyayla aramızdaki kordonun yerini artık kablolar almış gibi. Ekranlar ve ekranların ardındaki dünya, sanki bizi bir rahimde tutmaya çalışıyor; içeriye doğru besliyor. Rahim, bir bebek için güvenli, sakin ve koruyucu bir yerdir. Peki ekranların oluşturduğu bu yapay r
1 Tem


Ergenleri Anlıyor Muyuz, Yoksa Etiketliyor Muyuz
“Ergen” sadece bir yaş dönemi mi, yoksa zamanla bir etikete dönüşen bir kelime mi? Damga ve damgalama kavramları hepimizin zihninde farklı çağrışımlar uyandırıyor olabilir.Belki de bu çağrışımları bir anlığına kenara bırakıp ergenlik dönemine bu kavramlar üzerinden bakmayı deneyebiliriz. Ergenlik dönemindeki gençler için çoğu zaman şöyle ifadeler duyuyoruz: “Ergen işte…” “Ergenlikten yapıyor…”“ Tam ergen gibi davranıyor.” Farkında olmadan bir gelişim dönemini, bireyin üzerine
15 Haz


Tuvalet Alışkanlığına Geçişte Duygusal Hazır Oluş Neden Önemlidir?
Yaz yaklaşırken birçok ebeveynin aklında benzer bir soru beliriyor:“Tuvalet alışkanlığı için doğru zaman geldi mi?” Bezden tuvalete geçiş çoğu zaman yalnızca bir alışkanlık değişimi gibi düşünülse de, aslında çocuğun bedensel, duygusal ve ilişkisel gelişimiyle yakından bağlantılı bir süreçtir. Bu nedenle her çocuk aynı yaşta ya da aynı hızda hazır olmayabilir. Tuvalet alışkanlığı yalnızca “öğretilen” bir beceri değildir. Çocuğun bedeninden gelen sinyalleri fark etmeye başlama
1 Haz


Babalık İşlevi Nedir? Sınır, Ayrışma ve Çocuğun Dünyaya Açılması
Küçükken dini anlatılarda yaratıcıyı “Allah baba” ya da “Allah dede” gibi ifadelerle duydum. Bir süre sonra yaratıcının bir cinsiyeti olmadığını fark ettiğimde, neden bu kadar erillikle özdeşleştirildiğini sorgulamaya başladım. Geçtiğimiz aylarda babalık işlevi üzerine okudukça bazı kültürel söylemler zihnimde yeniden yerli yerine oturdu. “Baba evin direğidir.” “Baba eve ekmek getirendir.” “Babanın yanında bacak bacak üstüne atılmaz.” Bu cümleler yalnızca bireysel deneyimler
15 May


Anne Ne Zaman Doğar?
Düşlem ve Gerçeklik Arasında Annelik İşlevi Eski zamanlardan bugüne bir bebek doğduğunda bir anne de doğar derler.Aynı rahimden kaç çocuk doğarsa, aynı bedende o kadar anne yeniden doğabilir. İlk çocuğunuzla doğan anneliğiniz ile son çocuğunuzla doğan anneliğiniz aynı olmayabilir. Aralarında dağlar kadar fark olabilir. Çünkü annelik sabit bir özellik değildir. Doğuştan gelen, değişmeyen bir “annelik içgüdüsü”nden ibaret değildir. Annelik, zamanla kurulan ve dönüşen bir ruhsal
1 May


ERGENLİK: KİMİN KRİZİ?
Okuduğum bir yayın bu soruyla başlıyordu: Ergenlik kimin krizi? Yazıyı okudukça zihnimde benzer sorular dönmeye başladı. Ergenlik, çocukluk ile yetişkinlik arasında bedeni, ruhu ve gelişimiyle sıkışıp kalan bireyin krizi mi? Yoksa bu sıkışmışlıkla nasıl baş edeceğini bilemeyen, belki kendi ergenliğini aynı yerden yaşamamış ebeveynin krizi mi? Bir bebek doğduğu andan itibaren her gün büyür, gelişir, olgunlaşır ve ebeveyninden yavaş yavaş ayrışır.Büyüdükçe ona çocuk deriz, sonr
15 Nis


Kundaklamadan Sınıra: Güven, Beden ve Özgürlük Üzerine
Okuduğum bir kitapta, bebeklerin doğumdan sonraki ilk üç ayının aslında gebeliğin bir devamı olduğundan söz ediliyordu. Bebekler, bu ilk üç ayda anne rahminden ayrılmaya henüz tam olarak hazır değildir; bu yüzden ağlama nöbetlerinin sık olması ve kendi kendini sakinleştirme becerilerinin henüz gelişmemiş olması oldukça doğaldır. Kitap boyunca özellikle vurgulanan nokta şuydu: Kendini sakinleştirme becerisi henüz gelişmemiş olan bebekler için ilk üç ayda kundaklamak önemli bir
6 Nis


İmece Kültüründen Kolektif Bilinçdışına: Dayanışmanın Psikolojik Yolculuğu
Şubat ayında bir tiyatro seyrettim. Oyun sonrası Fuaye Ankara ile yaptığımız söyleşide imece kültürü ve kolektif bilinçdışı farklı açılardan ele alındı. Eve doğru yürürken zihnimde bir başlık belirdi: “İmece kültüründen kolektif bilinçdışına…” Büyüdüğüm kültürün, okuduğum ve meslek edindiğim psikoloji alanına doğru yaptığı yolculuk…Hadi gelin, birlikte bakalım bu yolculuğa. İmece Nedir? Bilenlerimiz olduğu kadar bilmeyenlerimiz de vardır. Şehirleşen ve bireyselleşen topluml
15 Mar


Kendini Nasıl Tanıtırsın? Mesleğin ve Ünvanın Olmadan Kim Olduğunu Söyleyebilir misin?
Dinlediğim bir podcastte duyduğum bir soruyla başlamak istiyorum: Mezun olduğun okullar, mesleğin, çalıştığın yer, ünvanın olmadan kendini nasıl tanıtırsın? Bu soruyu ilk kez duyduğunuzda çok şaşırtıcı gelmeyebilir. Hatta “zor bir soru değil ki” diyebilirsiniz. Ama gerçekten cevap vermeye çalıştığınızda bir duraksama yaşayabilirsiniz. Vitrindekileri kaldırırsak ne kalır geriye? Ben de bu soruyu duyduktan sonra yol boyunca düşündüm: Ben kendimi nasıl tanıtırım? Bir süre sonr
3 Mar


Doğadan Uzaklaşan Çocuklar: Dikkat, DEHB ve Ruh Sağlığı Üzerindeki Etkiler
Fark ettiniz mi? Yeşili artık doğada değil; ev eşyalarında, alışveriş merkezlerinin yapay bitkilerinde, çocukların formalarında ya da moda olursa kıyafetlerde görüyoruz. Son yıllarda çocuklar, neredeyse bir yetişkin kadar uzun günler geçiriyor. Çoğu sabah 06.30–07.00 gibi uyanıyor, aceleyle hazırlanıyor, evden çıkıyor. Okuldan eve dönüş saatleri ise 17.00–18.00’i buluyor. Bu sürenin önemli bir kısmı trafikte; arabanın, servisin, otobüsün içinde geçiyor. Çocuklar okullara, ara
17 Şub


Mahallenin En Mutlu Bebeği
Dördüncü Trimester ve Yenidoğanı Sakinleştiren 5 Prensip 2026 yılıyla birlikte kitaplığımda uzun süredir bekleyen ama bir türlü sıra gelmeyen kitaplar için kendime küçük ama anlamlı bir karar aldım: Okuyamadıklarımı ya okuyacağım ya da hediye edeceğim. Bu karar bir “yeni yıl hedefi” olmaktan çok, kitap okuma tembelliğimi fark edip kendimle ilgili motivasyon yaratma çabasıydı. Bu yolculuğun ilk kitaplarından biri de uzun zamandır kitaplığımda duran Mahallenin En Mutlu Bebeği
1 Şub


EBEVEYN BULUŞMALARI
Bazı dizilerde izleriz:Adsız alkolikler toplantıları, yeni bebeği olmuş ebeveynlerin bir araya gelip deneyimlerini paylaştığı buluşmalar…Her izlediğimde içimden şu geçerdi: Keşke bizim ülkemizde de ebeveynler için böyle alanlar daha yaygın olsa. Mesleğe başladığımdan beri farklı kurumlarda, farklı temalarla, farklı şekillerde ebeveyn buluşmaları yaptım.Bazen iki ebeveynle, bazen on beş kişiyle, bazen de kimse gelmeden geçen buluşmalar oldu.Ama son dönemde şunu çok net fark et
13 Oca


NE ZAMAN TAMAM OLUR?
SÜREÇ NE ZAMAN TAMAMLANIR? Acaba neredeyim? Başladığım yerde miyim?Başladığım yer, hayata başladığım yer mi; işe başladığım yer mi, yoksa hafızamın başladığı yer mi? Neresi? Bulmak için çabalamak yerine, yeni oluşurken başlangıcın şekillenmesi mümkün mü? Ya da başlangıç noktasının neresi olduğunu bilmek, gelişimi görebilmek için gerçekten gerekli mi? Gelişim var mı gerçekten? Varsa, nereye doğru ve nasıl oluyor? “Gelişim basamakları” dediğimizde; çocuğumun yapabildiklerini ve
6 Oca


Öğrendiğin yas: Tanıklık ederek büyüyen
Yasla temas eden herkesin kendi içinde yürüdüğü bir yolculuk var. Bu yazı, o yolculuğun kenarında durup hem tanıklık ettiklerime hem de içimde sessizce büyüyenlere dokunan bir anlatı. Bazen kelimeler, yaşananların ağırlığını taşıyamasa da en azından eşlik edebilmenin bir yolu oluyor. Hiç aramadığı bir saatte arayanın telefonunu rastgele açmakla başlayan, hızla geçip gidilen yollar var. O yollardan gidildiğinde değişen hayatlara tanık olmak, onlara eşlik etmek var. Ne oldu?
3 Ara 2025


Okul Hakkında Konuşmayan Çocuklar
Okul hakkında konuşmayan çocuklar var…Ebeveynlerini hafiyelik yapmaya zorlayan, zaman zaman tedirgin eden; “Bugün okulda neler yaptın?” sorusuna bile yanıt vermeyen, bazen tersleyen, gözlerini devirip suskunluğa gömülen çocuklar. Peki ne oluyor da bazı çocuklar okulda olan biteni detaylarıyla anlatırken, bazıları hiçbir şey anlatmıyor? 🎒 Anlatmak zorunda mı? Ebeveyn olarak, çocuğumuzun okulda yaşadıklarını bilmek isteriz.Bu, sadece merak değil; kaygı, koruma içgüdüsü, hatta
18 Ağu 2025


Çocuklara Sorumluluk Kazandırmak: Küçük Yaşta Başlayan Etki
sorumluluk Birçok ebeveyn, ergenlik dönemine gelmiş olmasına rağmen çocuğunun sorumluluk almamasından şikâyet eder. Odasını toplamayan, eşyalarına sahip çıkmayan ya da günlük görevlerini hatırlatmadan yapmayan çocuklar çoğu zaman “umursamaz” olarak etiketlenir. Oysa çocuklarda sorumluluk gelişimi, bir anda değil; küçük yaşlardan itibaren verilen küçük görevlerle adım adım ilerleyen bir süreçtir.18 yaşında hâlâ odasını toplamayan,17 yaşında kirli çamaşırlarını sepete bile atm
12 Ağu 2025


Oyun Neden Hayat Boyu Bir İhtiyaçtır?
Oyun, çoğu zaman çocuklukla sınırlı bir etkinlik gibi düşünülür. Oysa hem çocuk gelişiminde hem de yetişkin yaşamında oyun, duygusal düzenleme, yaratıcılık ve kendini ifade etmenin temel yollarından biridir. Bu yazıda oyunun neden yalnızca çocuklara özgü olmadığını, çocukluk ve yetişkinlik boyunca nasıl bir ihtiyaç olarak varlığını sürdürdüğünü ele alıyorum. Oynamaya anne karnında başlarız. Ellerimizle, ayaklarımızla, mimiklerimizle... Ultrasonda cinsiyetimizi göstermeyerek,
27 Tem 2025


Ben mi çok büyüdüm, o mu hala çok küçük?
Büyümek Çocukluğum vardı, ama sanki çok uzaklarda, başka bir evrende kaldı. Yetişkin olunca, o saf ve masum halimizi unutuyor muyuz gerçekten? Ya da unuttuğumuzu sanıyoruz da aslında bastırıyoruz? Bir çocuk dünyaya getirmekle birlikte, kendi içimde bir mesafe daha derinleşti sanki. Ben çok büyüdüm; peki, benim bebeğim neden hâlâ bu kadar küçük? Neden zaman onun için bu kadar yavaş ilerliyor? Büyümek, ne zamandan beri bu kadar uzun, bu kadar karmaşık ve zor bir yolculuk oldu?
21 Tem 2025


Hayatıma Gelen Güncellemeler
Hayatıma gelen güncellemeler Rutinlerimin dalgalandığı, dönemlik rutinlerimin oluştuğu, günlerin hızla gelip geçtiği bir sürecin içinden çıktım. Çıktım diyebiliyorum, çünkü artık yerleşmiş rutinlerime geri dönebildim. Son üç-beş ayda hayatımda büyük değişimler oldu. Bu değişimlere uyum sağlamaya çalışırken üretmek şöyle dursun, bazen en basit şeyleri tüketmeye bile halim kalmadı. Ne yaparsam yapayım, sinir sistemim bir anda sihirli bir değnek değmiş gibi sakinleşmedi. En ufak
15 Tem 2025


BİZİM ZAMANIMIZDA ERGENLİK Mİ VARDI?
“Bizim zamanımızda ergenlik mi vardı?” diye başlayan bir cümleyi duymayan yoktur sanırım. Ancak ergenlik kavramı ilk kez 1904’te Amerikalı psikolog G. Stanley Hall tarafından kullanılmıştır. Bu kavram ortaya atılmadan önce de ergenlik mutlaka vardı ki, böyle bir tanımlamaya ihtiyaç duyulmuş. Yani, eğer 1800’lü yıllarda doğmadıysanız, sizin zamanınızda da ergenlik vardı! Belki sizin gençliğinizle şimdikiler arasında farklar var. Gelin, lise yıllarınızı hatırlayın. Deli dolu ol
29 Haz 2025
bottom of page

