top of page

Ergenleri Anlıyor Muyuz, Yoksa Etiketliyor Muyuz

  • 15 Haz
  • 2 dakikada okunur


“Ergen” sadece bir yaş dönemi mi, yoksa zamanla bir etikete dönüşen bir kelime mi?

Damga ve damgalama kavramları hepimizin zihninde farklı çağrışımlar uyandırıyor olabilir.Belki de bu çağrışımları bir anlığına kenara bırakıp ergenlik dönemine bu kavramlar üzerinden bakmayı deneyebiliriz.



Ergenlik dönemindeki gençler için çoğu zaman şöyle ifadeler duyuyoruz:


“Ergen işte…”

“Ergenlikten yapıyor…”“

Tam ergen gibi davranıyor.”


Farkında olmadan bir gelişim dönemini, bireyin üzerine yapışan bir etikete dönüştürebiliyoruz.Bir kavram; açıklamaktan çok tanımlayan, hatta zaman zaman sınırlayan bir hale gelebiliyor.

Üstelik dikkat edince “ergen” kelimesinin yalnızca yetişkinler tarafından değil, gençler arasında da bazen küçümseyici bir anlamda kullanıldığını görmek mümkün.Sanki bu dönem; hafife alınması, küçümsenmesi ya da geçiştirilmesi gereken bir şeymiş gibi…


Oysa ergenlik; insan gelişiminin en yoğun dönüşüm dönemlerinden biridir.Bedensel değişimlerin hızlandığı, kimlik arayışının belirginleştiği, ait olma ihtiyacının arttığı, duyguların daha yoğun yaşandığı bir süreçtir.Bir genç, bu dönemde yalnızca büyümez; aynı zamanda “Ben kimim?”, “Nasıl biri olacağım?”, “Nereye aitim?” gibi sorularla da karşı karşıya kalır.

Tam da böyle bir dönemde, sürekli “ergen işte” bakışıyla karşılaşmak, bazen gencin kendisini anlaşılmamış hissetmesine neden olabilir.

Çünkü kelimeler yalnızca açıklamaz; aynı zamanda beklenti de yaratır.

“Ergenler böyledir.”“Zaten ergen, normal.”

Bu cümleler bir davranışı anlamlandırıyor gibi görünse de, bazen davranışı sabitleyebilir.Hatta fark etmeden, o davranışın sürmesine zemin hazırlayabilir.

Çünkü gençler kendilerine yöneltilen bakışı hissederler.Ve çoğu zaman o bakışın içinde kendilerine bir yer bulmaya çalışırlar.

Bir gence sürekli “sorun çıkaran”, “abartan”, “asi”, “dramatik” biri gibi yaklaşmak; zamanla onun da kendisini bu şekilde görmesine neden olabilir.Bu noktada damgalama yalnızca dışarıdan gelen bir etiket olarak kalmaz; kişinin kendi benlik algısına da yerleşebilir.


Üstelik burada çelişkili bir durum da ortaya çıkar: Bir yandan gençlerin “ergen davranışları” göstermesini doğal karşılarız, diğer yandan bu davranışlardan dolayı onları eleştiririz. Bir yandan anlaşılmalarını bekleriz, bir yandan da onları dinlemeden açıklamaya çalışırız.


Ebeveynler, öğretmenler ve sosyal çevre çoğu zaman farkında olmadan bu döngüyü besleyebilir.


Oysa ergenlik; etiketlenmeye değil, anlaşılmaya ihtiyaç duyulan bir dönemdir.Kontrol edilmekten çok görülmeye, yargılanmaktan çok eşlik edilmeye ihtiyaç vardır.

Belki de burada kendimize şu soruyu sormak iyi bir başlangıç olabilir:


Bir genci gerçekten anlamaya mı çalışıyorum, yoksa onu tek bir kavramın içine yerleştirip hızlıca açıklamaya mı?

Çünkü bazen bir kelime, bir gencin dünyasını daraltabilir. Ama aynı kelimeyi nasıl kullandığımız, o dünyaya alan açmanın da bir yolu olabilir.

 
 

Abonelik Formu

Duyuru ve önerilerim için ücretsiz abone olabilirsiniz.

©2024, SEVGİ KILINÇ tarafından Wix.com ile kurulmuştur.

bottom of page