Çocuklar Ölümü Nasıl Anlar?
- 15 Tem
- 2 dakikada okunur
Ebeveyn Kaybında Yas Süreci

Çocukların koştuğu yollar vardır. Bazı koşulan yollar anneye, babaya çıkar. Bazı koşulan yollar öğretmene çıkar. Bazı koşulan yollar aile büyüklerine, teyzelere, amcalara, dayılara çıkar. Ama bazı koşulan yollar vardır; bir toprak parçasının altında kalmış bedene çıkar. Mezarlığa çıkar.
Hiçbir çocuk mezarlık yolunda koşmayı hak etmez. Ama insanoğlu olarak müdahale edemediğimiz bir duvara çarparız: ölüme. Bir yetişkin için ölümle başa çıkmak zordur; bir çocuk için bu çok daha zordur. İnsan istiyor ki hiçbir çocuk bununla tanışmasın.
Çocuğun ölümü yaşayış biçimi; yaşına, gelişim özelliklerine ve kaybettiği kişiyle olan yakınlık derecesine göre farklılaşır. Ama yetişkin bedenimde ben bile "keşke" diyorsam, inanmıyorsam, her an kapıdan içeri girecek ya da telefondan arayacakmış gibi hissediyorsam — bir çocuk için bunu anlamak, kavramak giderek daha da zorlaşır.
Bir ebeveyn kaybında hayatta kalan ebeveyn, "çocuklarım için" der. Çocuğa kaybı anlatmak zordur. "İşe gitti, gelmez" zanneder. Zaman kavramı henüz tam oturmamışken bir ebeveynin yokluğuyla başa çıkmasını, beklemeyi durdurmasını bekleriz. Ama bekliyoruz. İçimizin acısını geçmesini bekliyoruz. Kapıdan girmesini bekliyoruz. Rüya olmasını bekliyoruz. Bir çocuk da işte böyle bekler — kendince, çocukça bekleyişleriyle.
Çocuklar bir kayıp yaşadığında bunu, yaşına uygun biçimde en yakınlarından duymalıdır. Hayatta kalan ebeveynin çığlıkları çocuğa açıklanmalıdır ki ne olduğuna dair zihninde bir nebze çerçeve oluşabilsin, kendini koruyabilsin.
Bir çocuk ebeveynini kaybettiğinde hemen psikoloğa koşturmak gerekir mi? Bilmiyorum. Hayatta kalan ebeveynin kaybı çok katmanlıdır: eşini, çocuklarının ebeveynini, arkadaşını, yoldaşını kaybetmektir. Bir ebeveyni yasını yaşamaya acele ettirmek pek işe yaramaz. Ebeveyn, yasını çocuklarıyla birlikte — çocuklarının gözü önünde — yaşar.
Ölüme hazırlıklı olunamaz. Bir çocuğun dünyasında her şey her an canlıyken, o hiç hazırlıklı olmaz. Bir çocuk, cenaze için dua okunurken dans ediyorsa üzülmüyor değildir. Bir çocuk hoplayıp zıplayıp oyun oynuyorsa anlayamıyor da değildir. Kendi çocuk dünyasında bunu anlamak için çaba gösterir. Ölümün ardından hayatına devam eden çocuklara atılan acıma dolu bakışlar, acıyan ifadeler hiç kimsenin hakkı değildir.
Ölümü çocuğa anlatmak söz konusu olduğunda, çok geç kalmadan bu konuşmayı yapmak iyi olabilir. Bunu yaparken çocuğun güvende hissedeceği bir ortamda, güvende hissedeceği biriyle konuşması çok önemlidir. Ölüm kavramı yaşa göre anlaması güç olabileceğinden, kısa ve net ifadeler kullanmak yerinde olur. İnanç ne olursa olsun "cennete gitti, bizi oradan izliyor" gibi ifadeler çocuğun zihnini karıştırabilir; bu konuda dikkatli olmakta fayda var.
Cenaze törenine katılıp katılmamak ve mezarlık ziyareti, çocuğun gelişim düzeyine göre değerlendirilebilir. Mezarlıklar kimi zaman soğuk ve ürpertici olabiliyor. Çocuğunuzun buraya hazır olup olmadığını anlamak için hem kendinize hem de ona zaman verebilirsiniz.
Çocuğunuz yaşadığı kayıptan dolayı hırçınlaşabilir, içine kapanabilir, bir süre konuşmak istemeyebilir. Bu süreçte ona izin verin, zaman tanıyın. Unutmayın; o da yasını kendine göre, çocukça bir yerden yaşıyor.
Bir ebeveyn kaybıyla gelen boşluk, başka bir şeyle tamamen kapatılamaz. Ama bazen başka bir şey o boşluğun ikamesi olabilir. Bu süreçte kurallar ve sınırlar gevşeyebilir; sorun değil. Zamanı geldiğinde burası yeniden toparlanacaktır. Ev değişebilir, okul değişebilir, yaşam değişebilir. Bazen sadece değişmek zorundadır — hızlı ya da yavaş. Önemli olan çocuğun bu sürecin içinde olması; ona alan açarak, dinleyerek ve anlatarak ilerlemektir.
Yas sürecinde tek bir doğru yol yoktur. Yas, herkes için biriciktir. Kendinize zaman verin. Boşluk kapanmayacak; ama boşlukla yaşamayı öğrenmek zaman alacak.
Umarım hiçbir çocuğun gözünden bir kayıp için yaşlar dökülmez.




