top of page

Anne Ne Zaman Doğar?

  • 1 May
  • 2 dakikada okunur

Düşlem ve Gerçeklik Arasında Annelik İşlevi


Eski zamanlardan bugüne bir bebek doğduğunda bir anne de doğar derler.Aynı rahimden kaç çocuk doğarsa, aynı bedende o kadar anne yeniden doğabilir.

İlk çocuğunuzla doğan anneliğiniz ile son çocuğunuzla doğan anneliğiniz aynı olmayabilir. Aralarında dağlar kadar fark olabilir. Çünkü annelik sabit bir özellik değildir. Doğuştan gelen, değişmeyen bir “annelik içgüdüsü”nden ibaret değildir. Annelik, zamanla kurulan ve dönüşen bir ruhsal süreçtir.



Bir bebek bazen planlı bazen sürpriz şekilde ana rahmine düşerken, annenin zihnine de bir bebek düşlemi düşer. Bu düşlem yalnızca bebeğe dair değildir; annenin nasıl bir anne olacağına, nasıl bir çocuk büyüteceğine, kendi annesiyle kurduğu ilişkiye kadar uzanır.


Gebelik boyunca yalnızca rahimde bir bebek büyümez; zihinde de bir bebek imgesi büyür.

Cinsiyet öğrenildiğinde bu imge farklılaşabilir. Doğum yaklaştıkça gerçekliğe yaklaşır gibi olur. Ama düşlem, adı üzerinde düşlemdir. Gerçekle birebir örtüşmez. Zihinseldir, öznel ve kişiye özgüdür.


Doğum anı geldiğinde ise iki bebek karşılaşır: Zihindeki bebek ve kucaktaki bebek.

Ne olur o zaman?

Zihinde dokuz ay boyunca büyüttüğünüz bebek bir anda yok olabilir mi? Kucağınızdaki gerçek bebek, kokusunu duyduğunuz, tenine değdiğiniz o bebek, düşlemdeki bebeğin yerini hemen alabilir mi?

Çoğu zaman bu bir anda olmaz.


Anne, gebelik boyunca büyüttüğü bebeğin yasını tutabilir. Bu yas patolojik değildir. Düşlemdeki bebek ile gerçek bebek arasındaki fark ne kadar belirginse, bu karşılaşma da o kadar sarsıcı olabilir.

Gerçek bebeğe yer açabilmek için, düşlemdeki bebeğe veda etmek gerekir.

Bu vedalaşma anneliğe engel değildir. Tam tersine, anneliğin gerçeklikle kurulmasının bir parçasıdır.

Ya annelik?

Anne ne zaman olunur? Anne olabilmek için mutlaka doğurmak mı gerekir?

Annelik işlevi yalnızca biyolojik bir süreç değildir. Bir çocuğun büyüyebilmesi için ihtiyaç duyduğu şey, bakım veren kişinin üstlendiği annelik işlevidir.

Annelik işlevi; bebeği tutmayı,duygularını düzenlemeyi,ihtiyaçlarını fark etmeyi,ona anlam vermeyi içerir.

Bu işlev yalnızca kadın bedenine ait değildir. Erkek bedeninden de, başka bir bakım verenden de çocuğa geçebilir. Önemli olan biyoloji değil, kurulan ilişkidir.

Annelik kutsallığın ötesinde bir işlevdir.Bebekle birlikte doğar, ama doğumla tamamlanmaz. Her çocukla birlikte yeniden şekillenir.


Annenin düşlemindeki bebekle vedalaşmaya hakkı vardır.Anne olurken zorlanmaya hakkı vardır.Annelik işlevini paylaşmak istemeye hakkı vardır.Ve bebekle birlikte yeniden doğmaya hakkı vardır.


Annelik tek bir anda gerçekleşmez.Bir karşılaşmadır.Bir dönüşümdür.Ve her seferinde yeniden kurulur.
 

 
 

Abonelik Formu

Duyuru ve önerilerim için ücretsiz abone olabilirsiniz.

©2024, SEVGİ KILINÇ tarafından Wix.com ile kurulmuştur.

bottom of page