Öğrendiğin yas: Tanıklık ederek büyüyen
- psksevgikilinc
- 3 Ara 2025
- 2 dakikada okunur

Yasla temas eden herkesin kendi içinde yürüdüğü bir yolculuk var. Bu yazı, o yolculuğun kenarında durup hem
tanıklık ettiklerime hem de içimde sessizce büyüyenlere dokunan bir anlatı. Bazen kelimeler, yaşananların ağırlığını taşıyamasa da en azından eşlik edebilmenin bir yolu oluyor.
Hiç aramadığı bir saatte arayanın telefonunu rastgele açmakla başlayan, hızla geçip gidilen yollar var. O yollardan gidildiğinde değişen hayatlara tanık olmak, onlara eşlik etmek var. Ne oldu? Nasıl oldu? Bilen yok… İzleyen kameralar dışında kimse bilmiyor.
Bazı kavramlar ancak deneyimlenince anlaşılabiliyormuş; o deneyimle baş etmeye çalışırken atılan çığlıklar, suskunlaşan benlikler, hırçınlaşan ruhlar varmış bu dünyada.Acıya saygı duymayanların aceleci önerileri varmış yas evlerinde.
“Ölüm doğanın gerçeği” demek kolaymış meğer; bir çocuğun ağıdında bunu duymak ne kadar zormuş.Zaman geçtikçe dönülmesi gereken hayata dönerken parçalanmak, o parçaların birinin hızla gidilen yerde kalması ve geride kalan o parçanın nasıl yaşayacağını bilememek de varmış.
Bayrakların sadece düğün evlerine asıldığını sanırken, bir yas evinde de dalgalandığını görmek… Bayrağın anlamının zihnimde bambaşka bir yere evrildiğini fark etmek varmış.
Rutine dönmek, normale kavuşmak… Birinin ardından düzen bozulmadan yaşamak mümkün mü sonsuza kadar? Yeni rutinler ve yeni normaller kurulurken, oluşan o büyük boşluk nereye gidecek?
Biz zil çalar, bir bebek koşar… Koşan o bebeğin ardından dağılan içimiz nereye koşacak? Dünyaya nereden bakacak artık?
Yakılan, yakılmayan; duyulan, duyulmadan içte yankılanan ağıtların bir sonu yokmuş. Sonu olan tek şeyin yaşam olduğunu görmek; yaşamın gerçeğiyle bu kadar yakından temas ederek kendi varoluşunu anlamlandırmak… Hepsi hayatın parçalarıymış. Yasın öyle sıralı yolları yokmuş; inişli çıkışlı, bitmeyen bir yolu varmış. Yasla birlikte, gidenin bıraktığı boşlukla birlikte büyümek, değişmek, dönüşmek var.
“Evden nasibi kesilmiş” diye diye duyduklarının peşinden, gerçekten nasibi kesildi mi diye sessizce takip etmek varmış. Bazen alışkanlık haline getirdiğin temasların “ya bir daha olmazsa” diye gözünde daha da kıymetli hale gelmesi varmış bu dünyada.
Bu dünyada daha neler neler varmış… Ben bilmiyormuşum.Bir şey daha öğrendim, öğreniyorum: Parçalarımın peşinden koşamıyorum artık. Duruyorum… ve kalanlarla yola devam ediyorum.Keşke daha çok gücümüz olsaydı kalanı desteklemeye, güçlendirmeye, kalanın kalbini yumuşatmaya.
“O ne olacak?” sorusunun her karşılığına cevap verebilmeyi isterdim.




