top of page

Sevgi'den | Haziran 2025

9 Tem
2 dakikada okunur

16.06.2025

"Mantık bizi o eşikten geçmekten caydırmaya çalıştıkça, daha da

acele ediyoruz geçmek için."

Edgar Allan Poe




Sevgili Okuyucum,

 

Bir süredir bu bültenler sessizliğe çekilmişti. Hayat akıp giderken, elimden tutup da çıkaramadım bu kelimeleri sizinle buluşturacak cesareti. Ama şimdi, içimde büyüttüğüm bir haberi sizinle paylaşmanın gururunu taşıyorum:

 

🎉 Deneyimsel Oyun Terapisi sürecini tamamlayarak Profesyonel Düzey Deneyimsel Oyun Terapisi Uygulayıcısı oldum!

 

Bu bülten biraz “bir psikoloğun gözünden hayat” tadında olacak. Olanlar olurken elimden gelen tek şey, bana iyi geleni paylaşmak. Biraz iç döküş, biraz sızlanma, ama bolca umut… Çünkü umudum olmasa, ne yapardım bilmiyorum.

 

Umarım bu bülteni okumak, içinde gezinmek size de iyi gelir.Ve unutma, bu bültenle ilgili yorumlarını, fikirlerini, hislerini benimle paylaşırsan çok mutlu olurum.

 

Not: Bir sonraki bültenin ne zaman yola çıkacağını henüz bilmiyorum.Ama o zamana kadar, kelimelerime özlem duyarsan blogumu ziyaret edebilirsin.

 

Sevgilerimle,

Sevgi


Kitap Önerileri 






“Geçmişin hatırası, geleceğin hayalinden daha ağırdır.” diyor Ruhi Mücerret. Geçmişin ağırlaştığı, geleceğin silikleştiği ve şimdinin sancılandığı günlerimde bana bazen tebessüm ettiren bazen kahkaha attıran kitabı şimdinin sallantıda olduğu günlerde belki bir tebessüme kavuşabilmeniz için öneririm.













"Tam tersi sanılır ama zaten hayatta normal olan huzursuzluk durumudur, huzur ise çok ender yakalanan geçici anlandır olsa olsa."

Su gibi akıp giden bir hikayeyi önermek istiyorum. Akıp gitmenin kolaylığını hatırlayabilmek adına.










“Umutlu olabilme gücü” diyordu bir kitapta cesaret için.Ne kadar sade ama derin…Devamında şöyle deniyordu: 

“Cesaret sadece at üstündeki erkekler için değil, biz diğerlerinin de erişebileceği bir şey.”

 

İlk bakışta kapsayıcı gibi görünse de, dikkatle okuyunca ayrımı hissediyoruz: erkekler ve diğerleri.İnsanlık tarihinden bugüne kadar bize öğretilen bu: “Sen ayrı, o ayrı. Biz ve onlar. Ben ve öteki.” 

Oysa aynı yeryüzüne doğan, aynı göğe bakan, aynı korkuları taşıyan varlıklarız.Birbirimizi anlamaya değil, ayrıştırmaya bu kadar çabalamasaydık, canımız bu kadar yanar mıydı?

Bazen canım yanıyor ama dudaklarımda gülümseme var.Bir ev yıkılıyor içimde, hemen yanına bir yenisini kuruyorum.Bir saçmalık çıkıyor karşıma, her odaya lavaboyu koymak istiyor hayallerim.Öylece bakakalıyorum.Sorguluyorum.Anlıyorum.Görmezden geliyorum.Yok sayıyorum.Ama geçmiyor.

**

Cesaret, çoğu zaman sandığımız gibi büyük ve gösterişli bir anda ortaya çıkmıyor.Korkularımızın üzerine yürüdüğümüzde herkes alkışlamıyor bizi.Bazen en çok sustuğumuz, görünmediğimiz, yalnız bırakıldığımız anlarda ortaya çıkıyor.İçsel bir direniş, sessiz bir kararlılık aslında cesaret.Ve bir çocuğa bırakabileceğimiz en kıymetli miraslardan biri belki de.

Bir sınav kötü geçsin ama o çocuk yeniden denesin,Bir çikolatayı yemek istesin ama paylaşabilmeyi de öğrensin.Direnmeyi, sabretmeyi, tekrar denemeyi, vazgeçmemeyi…

**

Peki, nasıl olur bu?

Bir ebeveyn olarak çocuğunuza cesareti armağan etmek istiyorsanız:

  • Onun duygularına izin verin.

  • Düşmesine, hata yapmasına, üzülmesine alan tanıyın.

  • Kendi hatalarınızı da konuşun.

  • Hak, hukuk, adalet ve sevgiyi sadece sözle değil, davranışla öğretin.

  • Onun küçük mücadelelerini görün, fark edin, değer verin.

Çocuklar geleceğimiz diyoruz, evet.Ama bu sadece bir temenniden ibaret kalmasın.

Geleceği yalnızca okul sıralarına değil;zihinlerine, kalplerine, duyarlılıklarına, cesaretlerine hazırlayarak inşa edebiliriz.



“Bütün umutsuzlukları kendime sakladım, çocuklara hep çiçek verdim.”

Didem Madak



 
 

Aziziye Mahallesi Cinnah Caddesi, Çankaya/Ankara
0501 936 0600
psksevgikilinc@gmail.com

Bültene Abone Ol

Duyuru ve önerilerim için ücretsiz abone olabilirsiniz.

©2024, SEVGİ KILINÇ tarafından Wix.com ile kurulmuştur.

bottom of page