top of page

Sevgi'den | Nisan 2026

10 Tem
2 dakikada okunur


01.04.2026

“Gerçek keşif yeni manzaralar bulmak değil, yeni gözlerle bakabilmektir.”

T. S. Eliot




Merhaba,


Bazı günlerde aç gibi hissediyorum, ama ne yemek istediğimi bilmiyorum.

Sıkılıyorum, ama ne yapmak istediğimi bilmiyorum.

Kitap okumak, bir film izlemek istiyorum; ama başlamak istemiyorum.

Eskiden böyle anlarda içimden hemen bazı sesler yükselirdi:Beceriksizsin. Yeteneksizsin. Başarısızsın.

Geçtiğimiz ay buna benzer birkaç gün geçirdim. Aslında sebebi büyük ölçüde fiziksel yorgunluğumdu. Buna rağmen o ses yine yükselir gibi oldu. Bu kez onu duysam da doğruyu söylemediğini biliyordum ve günün içinde ilerlemeye devam ettim.

Bir arkadaşım bana bunları söylese hiç düşünmeden şöyle derdim:“Saçmalama. Dinlenmeye ihtiyacın olabilir.”

Ama kendime bunu söyleyebilmeyi öğrenmem yıllarımı aldı.

Kendime karşı nazik olabilmek…Şefkatimi kendime de yöneltebilmek…Kendimi koşulsuz hâlimle kabul edebilmek…

Bunları öğrenebilmek için gerçekten kendimi bu kadar hırpalamaya ihtiyacım var mıydı?

Peki özşefkat dediğimiz şey nerede, ne zaman başlar?

Bugün “özşefkat” kelimesi de pek çok kavram gibi bir yandan içi boşaltılan, bir yandan da gereksiz anlamlarla doldurulan bir kavrama dönüşmüş durumda.

Oysa bir çatı kavram olmadan da kendimize karşı nezaketin ve şefkatin izini sürebiliriz.

Bir çocuk sevilebilir olduğunu, şefkate layık olduğunu, koşulsuz kabul edilebileceğini çoğu zaman ebeveyninin bakışından öğrenir. Eğer bu ilişkide ebeveyn çocuğa tam tersini hissettiren bir tutum içindeyse, çocuk zamanla buna inanabilir ve ebeveyninin sesini kendi iç sesi hâline getirebilir.

Yetişkin olduğunda bunu fark etmek ve kendinden ayrıştırmak ise bazen uzun ve zorlu bir süreç gerektirir.

Bir bebek, annenin gözlerinde kendini görerek kendini tanımaya başlar.Bakım verenin gözünde kendini göremeyen bir bebek, kendine dair yanlış inanışların içinde büyüyebilir.

Çoğu zaman hikâye tam da burada karışmaya başlar.

Peki özşefkatin —ya da şefkatsizliğin— tek nedeni ebeveyn midir?

Hayır.

Bir bebek yetişkin olurken çevresinde onu etkileyen pek çok şey vardır:öğretmenler, komşular, arkadaşlıklar, flörtler, toplumsal olaylar…

Hayatın içinde olan her şey biraz iz bırakır.

Bugün dünyada savaşlar yaşanırken özşefkati konuşmak bazen sarayın içinde yaşamak gibi hissettirebilir. Ama yine de devam edebilmek, kaynaklarımızı canlı tutabilmek ve içsel dayanıklılığımızı koruyabilmek için zaman zaman kendimize dönebilmeye ihtiyacımız var.

Belki de özşefkat tam olarak burada başlar: Kendimize karşı biraz daha nazik olmayı hatırladığımız yerde.


 Bu Ay Seyrettiklerim ve Okuduklarımdan Önerilerim


Bazen bir tiyatro oyunu, bazen bir kitap ya da bir podcast insanın zihninde yeni kapılar açabiliyor. Son dönemde ilgimi çeken ve sizlere de önermek istediğim bazı içerikleri aşağıda paylaşıyorum.


🎭 Tiyatro

  • Sen de Gitme Triyandafilis

  • Kan Kardeşler

  • Kendini Köpek Sanan Adam

  • Tümülüs

  • Eve Dönüşler

  • Alemdağda Var Bir Yılan

  • Feramus Pis


📚 Kitap

  • Nermin Yıldırım — Unutma Beni Apartmanı

  • Yeşeren Duygular

  • Bir Bebeğin Günlüğü


🎧 Podcast

  • Evrim Kuran ile 3+3

  • Klinik Psikolog Kıvılcım Kıran — İçeride İnşaat Var


“Kışın ortasında sonunda içimde yenilmez bir yaz olduğunu öğrendim.”

Albert Camus

 

 
 

Aziziye Mahallesi Cinnah Caddesi, Çankaya/Ankara
0501 936 0600
psksevgikilinc@gmail.com

Bültene Abone Ol

Duyuru ve önerilerim için ücretsiz abone olabilirsiniz.

©2024, SEVGİ KILINÇ tarafından Wix.com ile kurulmuştur.

bottom of page