İmece Kültüründen Kolektif Bilinçdışına: Dayanışmanın Psikolojik Yolculuğu
- 4 gün önce
- 2 dakikada okunur

Şubat ayında bir tiyatro seyrettim. Oyun sonrası Fuaye Ankara ile yaptığımız söyleşide imece kültürü ve kolektif bilinçdışı farklı açılardan ele alındı. Eve doğru yürürken zihnimde bir başlık belirdi:
“İmece kültüründen kolektif bilinçdışına…”
Büyüdüğüm kültürün, okuduğum ve meslek edindiğim psikoloji alanına doğru yaptığı yolculuk…Hadi gelin, birlikte bakalım bu yolculuğa.
İmece Nedir?
Bilenlerimiz olduğu kadar bilmeyenlerimiz de vardır. Şehirleşen ve bireyselleşen toplumla birlikte zayıflayan, hatta bazı yerlerde kaybolan bir kültürdür imece.
En sade haliyle, kırsal bölgelerde bir iş yapılacağı zaman o işi bir topluluk olarak yapmak demektir.
Bir yufka yapılacaksa sırayla herkes birbirinin yufkasını açar.Bağda, tarlada iş varsa sırayla herkesin işi görülür.Düğünde, cenazede, doğumda hem duyguya eşlik edilir hem yük paylaşılır.
Bu ilişki modelinde emeğin karşılığı para değildir.Emeğin karşılığı, işbirliğine duyulan inançtır.Emeğin karşılığı, “Benim ihtiyacım olduğunda da yanımda olunacak” güvenidir.
İmece yalnızca bir iş yapma biçimi değil; bir arada yaşama biçimidir.
İmece ve Kolektif Bilinç
Sosyolog Émile Durkheim kolektif bilinci şöyle tanımlar:
“Bir toplumun üyeleri tarafından paylaşılan ortak inançlar, değerler ve ahlaki normlar bütünü.”
Bu tanım size de imeceyi çağrıştırmıyor mu?
İmece kültürü, kolektif bilincin davranışa dökülmüş hali olabilir mi?
Durkheim’a göre kolektif bilinç, toplulukçu kültürlerde daha güçlüdür. Bireyselleşme arttıkça ortak anlam alanları zayıflar. İnsanlar birbirinden uzaklaştıkça yalnızca fiziksel mesafe değil, duygusal mesafe de artar.
Jung ve Kolektif Bilinçdışı
Durkheim’dan psikolojiye geçersek, Carl Gustav Jung kolektif bilinçten değil, kolektif bilinçdışından söz eder.
Jung’a göre:
İnsanlığın ortak deneyimlerinden miras kalan evrensel imgeler ve arketipler bilinçdışımızda yer alır.
Arketipler; kalıtsal, evrensel psikolojik eğilimlerdir.Daha çok duygusal ve sembolik düzlemde işlerler.
İmece ise bu eğilimlerin kültürel sahnedeki görünümüdür.Yani arketipsel dayanışmanın somutlaşmış halidir.
Modern Dünyada İmece Nerede?
İmece zayıflıyor dedik.Kolektif bilinç bireyselleşmeyle birlikte çözülüyor dedik.
Peki o zaman modern dünyada dayanışma nerede?
Çok uzağa bakmamıza gerek yok.Hepimizin cebinde taşıdığı dijital dünyada…
Toplumsal travmalar, afetler, krizler…Bir anda aynı duyguda birleşebiliyoruz.Bir hashtag altında, bir yardım kampanyasında, bir ortak yas atmosferinde…
Fiziksel olarak ayrı olsak da duygusal olarak aynı alanda toplanabiliyoruz.
Belki imecenin formu değişti.Ama insanın “birlikte olma” ihtiyacı değişmedi.
Son Söz: Davranıştan Bilinçdışına
İmece bir kültürel pratikti.Kolektif bilinç onun zihinsel zeminiydi.Kolektif bilinçdışı ise belki daha derinde, insanın yalnız kalmaya tahammül edemeyen kadim tarafıdır.
Şehirleşsek de bireyselleşsek de insan zihni hâlâ birlikte regüle olur.Hâlâ paylaşılan duygularla anlam bulur.
Belki de imece kaybolmadı.Sadece biçim değiştirdi.




